Fatih Mehmet Başoğlu ile İş, Hayat ve Başarı Üzerine
İş dünyası, girişimcilik ve insan ilişkileri… Başarıya giden yol herkes için farklıdır ancak bazı isimler vardır ki, hayatın farklı alanlarında edindikleri tecrübeleri tek bir potada eriterek güçlü bir hikâye ortaya koyarlar.
FBT Hukuk Bürosu Genel Müdürü Fatih Mehmetbaşoğlu da tam olarak bu isimlerden biri. Küçük yaşlarda ticaretle tanışan, farklı sektörlerde aktif rol alan, sinema ve reklam dünyasından hukuk alanına uzanan çok yönlü kariyeriyle dikkat çeken Mehmetbaşoğlu; bugün hem iş dünyasında hem de sosyal hayatta güçlü duruşuyla öne çıkıyor. Lonca Medya olarak gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda; girişimcilik ruhunu, iş hayatındaki prensiplerini, insan ilişkilerine bakış açısını ve gençlere verdiği önemli tavsiyeleri konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz? İş hayatına nasıl başladınız?
1978 İstanbul Fatih Kocamustafapaşa doğumluyum. Küçük yaşlarda, babamın yönlendirmesiyle iş hayatına atıldım. Henüz 10-11 yaşlarındayken çalışmaya başladım. Bu benim için çok büyük bir kazanım oldu. Hem para kazanmayı hem de insan ilişkilerini çok erken yaşta öğrendim.
O dönem mahallemizin esnaflarından ustam Hasan Hüseyin Karcı’nın yanında uzun yıllar çalıştım. Bu süreç, hayatımın temelini oluşturdu diyebilirim.
Genç yaşta ticarete atılmanın size kattıkları neler oldu?
Erken yaşta ticaretin içinde olmak insanı birçok olumsuzluktan koruyor. Disiplin kazandırıyor, sorumluluk bilinci oluşturuyor. Elbette bunun eğitim tarafı da önemli ama dengeyi kurabilmek gerekiyor. Ben o yaşta edindiğim tecrübelerin faydasını hayatım boyunca gördüm.
Askerlik sonrası iş hayatınız nasıl şekillendi?
2000 yılında askerliğimi tamamladıktan sonra Kocamustafapaşa’da ilk işletmemi devraldım. Çocukluğumdan beri beğendiğim bir kırtasiyeyi aldım. Ardından mobilya, bijuteri gibi farklı alanlarda işletmeler açarak ticari faaliyetlerimi genişlettim. Ticaretin birçok alanında bulunmak bana çok yönlü bir bakış açısı kazandırdı.
Sinema ve reklam sektörüne giriş süreciniz nasıl oldu?
Kardeşimin eğitim süreciyle birlikte sinema ve reklam sektörüne adım attık. Bu alanda önemli projelere imza attık. 4-5 sinema filmi ve 1000’in üzerinde reklam filmi çektik. Bu dönem hayatımın en renkli süreçlerinden biriydi. Sanatla iç içe olmak farklı bir vizyon kazandırıyor.
Hukuk alanına yönelmeniz nasıl gerçekleşti?
Yurt dışı ticari faaliyetlerimiz sırasında Ukrayna’da hukuk fakültesine kayıt yaptırdım. Bu süreç tamamen bir merak ve gelişim isteğiyle başladı. Sonrasında hukuk alanına olan ilgim arttı ve Türkiye’de bir ekip kurarak bu alanda hizmet vermeye başladım. 2019 yılında ofisimizi kurduk ve bugün güçlü bir ekip ile yolumuza devam ediyoruz.
Hukuk alanında sizi en çok motive eden şey nedir?
İnsanların hayatına dokunabilmek… Haksızlığa uğramış bir insanın yanında olmak, ona destek verebilmek ve çözüm üretmek çok değerli. Bu işin en büyük manevi tarafı bu. İnsanların dertlerine derman olabilmek gerçekten tarif edilemez bir mutluluk.
Başarılı bir iş insanı olmanın temel prensipleri nelerdir?
Doğru insanlarla çalışmak en önemli unsur. Çalışkanlık, disiplin ve samimiyet olmazsa olmaz. Ayrıca işi sadece para kazanmak için değil, fayda üretmek için yapmak gerekiyor. Doğru ekibi kurduğunuzda başarı zaten geliyor.
İnsan ilişkilerinizin güçlü olduğu söyleniyor. Bunun sırrı nedir?
Empati kurabilmek.İnsanları anlamadan yönetemezsiniz. İster ticarette ister hukukta olsun, insanın olduğu her yerde iletişim en kritik faktör. Karşımdaki insanla ortak bir noktada buluşabildiğim sürece herkesle anlaşabilirim.
Girişimcilik hakkında gençlere ne tavsiye edersiniz?
Herkes patron olmak zorunda değil. Önemli olan sevdiğiniz işi yapmak ve o alanda kendinizi geliştirmek. Mutlu olmadığınız bir işi uzun süre sürdüremezsiniz. O yüzden gençlerin önce kendilerini tanımaları gerekiyor.
Siyaset ve iş dünyasını nasıl dengeliyorsunuz?
Her iki alan da disiplin ve sorumluluk gerektiriyor. Ülkü Ocakları’ndan gelen bir geçmişim var. MHP teşkilatlarında çeşitli görevlerde bulundum. Siyaseti, topluma fayda sağlama aracı olarak görüyorum.
Siyasi ve sosyal ilişkileriniz kapsamında gerçekleştirdiğiniz ziyaretler de dikkat çekiyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Siyaseti her zaman topluma hizmet etmenin önemli bir parçası olarak gördüm. Bu kapsamda, Devlet Bahçeli’nin tensipleriyle MHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Volkan Yılmaz’ı ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik. Geçmişte teşkilat içerisinde görev almış biri olarak, yeni dönemde de ihtiyaç duyulması halinde her zaman katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ettim. Aynı şekilde, Özkan Eremsayın’ı da ziyaret ederek başarı dileklerimizi paylaştık. Kendisini uzun yıllardır tanıyan biri olarak, Beylikdüzü için önemli çalışmalar yapacağına inanıyorum. Bunun yanı sıra, Mustafa Necati Işık’a da taziye ziyareti gerçekleştirdim. Zor bir dönemde olmasına rağmen gösterdiği misafirperverlik ve samimiyet gerçekten takdire şayandı. Ben her zaman şuna inanıyorum; farklı siyasi görüşler olsa da, söz konusu memleket ve toplum olduğunda birlik ve beraberlik içinde hareket etmek çok kıymetlidir. Sivil toplum, siyaset ve iş dünyasının el ele vererek hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu birlikteliğin ilçemiz ve ülkemiz adına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.
Aile hayatınız sizin için ne ifade ediyor?
Aile benim hayattaki en büyük dayanağım ve en güçlü motivasyon kaynağım. Açıkçası evliliğe çok erken yaşlarda sıcak bakan biri değildim; 38 yaşında evlendim, 39 yaşında baba oldum. Ama bugün dönüp baktığımda hayatımın en doğru kararlarından biri olduğunu görüyorum. İki kız çocuğu babasıyım ve çocuk sahibi olmak insanın hayata bakışını tamamen değiştiriyor. Sorumluluk duygunuz artıyor, daha planlı ve daha bilinçli hareket etmeye başlıyorsunuz. Eşim başta olmak üzere ailemin desteği benim için çok kıymetli. Hem iş hayatında hem de sosyal hayatta attığım adımlarda her zaman yanımda oldular. Annem ve babamın verdiği terbiye, eşimin anlayışı ve desteği sayesinde bugün bulunduğum noktaya daha sağlam adımlarla gelebildim. Aile huzuru ve desteği olmadan ne iş hayatında ne de sosyal hayatta gerçek bir başarıdan söz etmek mümkün değil. Bu yüzden ben her zaman aileyi merkeze koyan bir hayat anlayışına sahibim.
Son olarak gençlere ve iş dünyasına vermek istediğiniz mesaj nedir?
Hayatta ne yaparsanız yapın, etik değerlerden şaşmayın. Kendinizi geliştirin, doğru insanlarla yol yürüyün ve asla pes etmeyin. Başarı; inanç, emek ve sabrın birleşimidir.
Fatih Mehmet Başoğlu’nun hayat hikâyesi; azim, çalışkanlık ve doğru insanlarla kurulan güçlü bağların bir sonucu olarak şekilleniyor. Ticaretten sanata, oradan hukuk alanına uzanan bu yolculuk; genç girişimcilere ilham verirken, iş dünyasında kalıcı başarının temelinin insan odaklı yaklaşım olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Röportaj: Lonca Medya







