Beylikdüzü Kent Konseyi’nde seçim heyecanı yaklaşırken, bu kez sandığa gidecek listeler ve çalışma grupları üzerinden yeni bir tartışma başladı.
Önceki seçim döneminde yaklaşık 111 kişilik bir listeyle gerçekleştirilen seçim sürecinde, bu yıl sayının 157’ye ulaştığı ifade ediliyor. Listeye eklenen yeni isimler, dernekler ve çalışma gruplarıyla birlikte seçimde oy kullanacak yapının genişlemesi, kent konseyi seçimlerinin nasıl şekillendiği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Kent konseyi gibi temel amacı kentteki farklı kesimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak aklıyla kentin sorunlarına çözüm üretmek olan yapılarda, temsil ve üyelik süreçlerinin hangi kriterlere göre oluşturulduğu önem taşıyor.
Beylikdüzü’nde uzun süredir dile getirilen eleştirilerden biri de seçim dönemlerinde mevcut yönetimlerin, karşılarına çıkabilecek adaylara karşı çeşitli önlemler aldığı yönündeki iddialar. Bu iddialar kamuoyunda tartışılırken, sivil toplum kuruluşlarının da temsil süreçlerini ve oy kullanma yöntemlerini daha fazla sorgulaması gerektiği yönünde görüşler bulunuyor.
Öte yandan mevcut yönetimin yaklaşık iki yıllık görev süresi boyunca gerçekleştirdiği çalışmalar da seçim öncesinde yeniden tartışma konusu oldu. Yönetimin ofis, personel, araç, yakıt ve bütçe gibi çeşitli imkanlardan yararlanmasına rağmen, bu süre içerisinde kent konseyi faaliyetlerinin kamuoyunda yeterince görünür olmadığı yönündeki eleştiriler dile getiriliyor.
Bu noktada cevap bekleyen temel soru ise şu:
İki yıllık görev süresinde yapılan çalışmalar nelerdir ve bu çalışmalar Beylikdüzü kamuoyuna hangi ölçüde yansımıştır?
Seçim döneminin gelmesiyle birlikte listeye eklenen 46 yeni isim ise tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor. Bu yeni isimlerin hangi dernek, çalışma grubu veya temsil mekanizması üzerinden listeye dahil edildiği ve üyeliklerin hangi kriterlere göre belirlendiği, seçim sonrasında da tartışılmaya devam edecek başlıklardan biri olarak görülüyor. Kent konseyi seçimlerinin yalnızca bir başkanlık seçimi olmadığı, aynı zamanda Beylikdüzü’ndeki sivil toplumun temsil gücünü ortaya koyan bir süreç olduğu düşünüldüğünde, sandıkta oy kullanacak her temsilcinin şu soruyu sorması önem taşıyor:
“Ben burada bir kişiyi mi, yoksa Beylikdüzü’nün ortak iradesini mi temsil ediyorum?”
Çünkü seçim günü geldiğinde listeler, çalışma grupları ve kulisler bir kenara bırakılacak; son sözü oy kullanma hakkına sahip temsilciler söyleyecek.
Beylikdüzü kamuoyunun merak ettiği ise oldukça açık:
111 kişiyle başlayan yapı nasıl oldu da 157 kişiye ulaştı? Yeni 46 isim kimlerden oluşuyor? Hangi dernek ve çalışma grupları listeye dahil edildi? Ve bu değişikliklerin seçim sürecine etkisi ne olacak? Bu soruların yanıtı, yalnızca seçimin sonucunu değil, Beylikdüzü Kent Konseyi’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir yapıya kavuşacağını da gösterecek.






