Beylikdüzü
Beylikdüzü Şehir Portalı

Geleceğimizden Kaygılıyız

Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal krizler gelecek kaygısı yaratıyor.

Türkiye’de basın gerçekleri yazmıyor, pollyanacılık oynuyor.

Türkiye’de bugün yaşadığımız sorunların babalarımıza, dedelerimize sorduğumuzda 30 yıl önce, 50 yıl önce de yaşandığını anlıyoruz ve bu sorunları çözmek için hiçbir gayret sarfetmediğimizi yangına körükle gittiğimizi anlıyoruz. Çünkü halkımız inanılmaz önyargılı ve değişime kapalı. Bizim kafamız Türkiye’ye yönelik çalışıyor, Dünyada olanları anlayamıyoruz. Komplo teorileriyle yaşıyoruz. Bunlardan kurtulmak için, bu bize pompalanan beyni süngere çeviren algıdan yırtmamız için ”küresel bir bakış açısı” yakalamalıyız. Devlet halkın cebine ”para” koymaktan önce beynine ”bilgi” koymalı.

”Faize karşıyız, faize düşmanız, faiz kötüdür” diye söylenirken ”Faizde Dünya İkincisi” oluşumuz ekonomik cehaletin bir sonucu mudur?

Merkez Bankası bir itfaiye edasıyla yükselen enflasyona karşı faizi yükselterek krizin ateşine su sıktı…

İtfaiye geldi su sıktı, keşke yanmadan önce sıksaydı…

TARTIŞILMADI…

Basın ”Dolar Yükseliyor” dedi, siyasetçiler ”Dış Güçler Ekonomimize Saldırıyor” dedi…

Enflasyon tarihi zirvesini yaşadı, ”Türk Lirası Değer Kaybetti”…

Faiz-Enflasyon dengesi geç kuruldu, devalüasyon yaşandı…

Hissedilen enflasyonun %77 olduğu söylendi…

Ekonomi kimsenin kesin konuşamayacağı bir alandır. ”Kesin konuşuyorum Dolar…” demek ile olmuyor. Krizin sorumluları ”en iyi ben bilirim” demeye devam edip, kredi aldıkları kanallara salladı.

Krizin sebebi ”papaz” dediler, Rahip Brunson’u ABD’ye yolcu ettik. Bağımsız yargının kararıdır saygı duymalıyız dendi, sustuk.

TARTIŞILMADI…

Türkiye stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon olgusu) ve slumpflasyon (enflasyon içinde küçülme) tehditiyle karşı karşıya…

Ekonomimiz küçülüyor, ülkemizin kazanımları kaybediliyor.

TARTIŞILMADI…

Reçetenin ”yapısal reformlar” olduğunu bilmiyoruz…

TARTIŞILMADI…

Türkiye son zamanlarda darbe girişimleri ve terörle mücadele ediyor.

Diyanet’in bütçesi istihbaratı 5’e katladı

Ama Milli İstihbar Teşkilatı’nın bütçesi kısılıyor, Diyanet İşleri Başkanlığı’na dev bütçeler ayrılıyor.

Ne yapıyor bu Diyanet?

Dualarla teröristleri mi temizliyorlar?

Ne yapıyor bu Diyanet?

Türkiye’ye milyar dolarlık yatırımlar mı çekiyorlar?

Ne yapıyor bu Diyanet?

Katma değeri yüksek ürünler üretip yurtdışına satıp ihracatımızı mı arttırıyorlar?

Betona teşvik verilen bir ülkede bakkaldan fazla müteahhit olur…

2 milyonun üzerinde satılmayan konut olur…

Ev alana ”vatandaşlık” bedava denir…

BU ACI TABLO BASINDA GÖSTERİLMİYOR…

TARTIŞILMIYOR…

NE OLUYOR BİLİYORMUSUNUZ?

Bu ülkenin yetişmiş  insanları, zeki gençleri yurtdışına kaçıyor. Binlerce insan gittikleri ülkelerde emek harcayıp gittikleri ülkelerin ekonomilerini büyütecekler.

”Her şeyi ben bilirim” egosuyla ülke yönetilirse…

”Liyakat” yerine, ”sadakat” önemli olursa…

Krizin bütün yükünü halk omuzlarsa…

Zengin rantçı müteahhitlerin ve işadamlarının vergi borçlarını silinir, halk bu kriz ortamında boğulursa…

Bu ülkenin beyinleri K-A-Ç-A-R…

Soruyorum, YAZIK DEĞİL Mİ?

Neden bunları TARTIŞMIYORSUNUZ?

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku